Her insanın parmak izi nasıl kendine özgüyse, diz eklemi de kişiden kişiye farklı bir yapıya sahiptir. Hatta aynı bireyin sağ ve sol dizi arasında bile anatomik farklılıklar bulunabilir. İşte bu gerçekten yola çıkarak geliştirilen kişiye özel diz protezi ameliyatı yaklaşımı, ortopedi cerrahisinde yeni bir dönemin kapılarını açmıştır.
Diz protezi ameliyatları ilk kez 1960’lı yıllarda uygulanmaya başlandığında, kullanılan protezler ve cerrahi teknikler oldukça sınırlıydı. Zamanla ortopedik cerrahi alanında büyük ilerlemeler kaydedildi. Bugün gelinen noktada, ameliyatın planlanmasından protezin yerleştirilmesine kadar her aşama hastanın bireysel anatomisine göre şekillendirilebiliyor.
Bu dönüşümün arkasında üç temel gelişme vardır: robotik cerrahi teknolojisi, kinematik dizilim yöntemi ve yeni nesil protez tasarımları. Bu üç unsurun bir araya gelmesi, her hastanın dizine en uygun tedavinin sunulmasını mümkün kılmaktadır.
Geleneksel diz protezi ameliyatlarında mekanik dizilim adı verilen standart bir yöntem kullanılırdı. Bu yöntemde protez, belirli açı ve ölçülere göre yerleştirilir; ancak her hastanın diz yapısına tam olarak uyum sağlaması her zaman mümkün olmazdı. Kinematik dizilim yöntemi ise bu anlayışı kökten değiştirmiştir.
Kinematik yaklaşımda protez, hastanın doğal diz yapısına ve hareket paternine uygun şekilde hizalanır. Böylece ameliyat sonrasında diz, doğal hissini çok daha fazla korur. Hastalar genellikle dizlerinde yabancı bir nesne hissetmediklerini, protezin adeta kendi dizleri gibi çalıştığını ifade etmektedirler.
Günümüzde kullanılan diz protezleri, malzeme bilimindeki ilerlemeler sayesinde çok daha dayanıklı ve uzun ömürlü hale gelmiştir. Metal alaşım ve gelişmiş polietilen bileşenlerden üretilen modern protezler, günlük aktivitelerin yanı sıra daha aktif bir yaşam tarzına da imkân tanır. Doğru teknikle yerleştirilmiş bir protezin 20 yıldan fazla sorunsuz çalışması beklenmektedir.
Protez seçiminde hastanın yaşı, aktivite düzeyi ve beklentileri göz önünde bulundurulur. Bazı hastalar yalnızca günlük işlerini ağrısız yapabilmeyi hedeflerken, bazıları spor aktivitelerine geri dönmek ister. Her iki durumda da hastaya en uygun protez ve cerrahi teknik belirlenir.
Türkiye’de robotik ortopedi cerrahisinin en deneyimli isimlerinden biri olan Op. Dr. Kayhan Turan, 32 yılı aşkın meslek hayatında binlerce hastaya başarılı tedavi sunmuştur. Robotik cerrahi, kinematik dizilim ve yeni nesil protezleri bir arada kullanan Dr. Turan, her ameliyatı hastanın özgün anatomisine göre planlar.
Op. Dr. Turan’ın liderliğindeki Turan & Turan Sağlık Grubu, sadece ameliyat yapmanın ötesinde bir yaklaşım benimser. Ameliyat öncesi detaylı muayene ve görüntüleme, ameliyat sırasında robotik teknolojinin rehberliği ve ameliyat sonrası uzman fizyoterapistler eşliğinde uygulanan rehabilitasyon programları, tedavi sürecinin ayrılmaz parçalarıdır.
Robotik diz protezi ameliyatı olan hastalar, geleneksel yöntemlerle kıyaslandığında daha az ağrı yaşadıklarını ve daha kısa sürede günlük aktivitelerine dönebildiklerini belirtmektedirler. Ameliyat sonrası düzenli egzersiz ve fizik tedavi programına uyan hastalar, birkaç hafta içinde kendi başlarına yürüyebilir hale gelmekte ve birkaç ay içinde normal yaşam kalitelerine kavuşmaktadırlar.
Örneğin, her iki dizinden de robotik protez ameliyatı olan 70 yaşındaki bir hasta, ameliyat sonrası ağrılarından tamamen kurtularak yeniden rahatça hareket etmeye başlamıştır. Bu tür başarı hikayeleri, doğru cerrah ve doğru teknik seçiminin ne kadar kritik olduğunu açıkça göstermektedir.
Diz protezi ameliyatı, artık standart bir cerrahi işlem olmaktan çıkmış; hastanın bireysel yapısına göre özelleştirilmiş, teknoloji destekli bir tedavi sürecine dönüşmüştür. Diz protezi ameliyatı hakkında daha fazla bilgi edinmek ve tedavi seçeneklerinizi değerlendirmek için Op. Dr. Kayhan Turan’ın resmi web sitesini ziyaret edebilirsiniz.